Korona Koymuşlar Ayrılığın Adını
Korona Koymuşlar Ayrılığın Adını
Hasret dağları büyüdü ha büyüdü
Sitem edip efkârlanma günleri var
Hüzünlü gönüller yandı da kavruldu
Korona koymuşlar ayrılığın adını
Yahudileri yaktı ırkçı Almanlar
Gözyaşından anlamazlar mı cahiller
Gece gündüz yavrusunu sayıklarlar
Korona koymuşlar sevgisizliğin adını
Tam belli oldu özden gerçek dostluklar
Kuma gömdüler başlarını benciller
Gerçekten insan emekçi sağlıkçılar
Korona koymuşlar korkaklığın adını
Varlıklıları semirdikçe semirir
Fakirleri de kara kara düşünür
İşsizler, iflas edenler efkârlanır
Korona koydular çıkarcığın adını
Kendi kendine açtı soldu çiçekler
Bir yılları da boşa giden tüm gençler
Hasatları tarlada kalan çiftçiler
Korona koymuşlar yokluğun adını
Cevheri’yim tüm yalanlara karnım tok
Dünyayı yöneten kurnazlar hayli çok
Kasırga mı, tufan mı tam da bilen yok
Korona koymuşlar fırsatın adını
Ayhan Aydın
20 Mayıs 2020
Can dostlar şiir yeryüzünde en çok sevip değer verdiğim uğraştır. Benim yazdıklarım deneme sayılır. Adil Ali Atalay'a göndermiştim ama burada yayınlamayı unutmuşum. Bir ay önce Korona ile ilgili duygularımı yazmıştım...
Türlü Hayaller De Geldi Önüme
Türlü Hayaller De Geldi Önüme
Bugün ben bir kabristana uğradım
Gözümün yaşı da sel oldu aktı
Sorup kendi özümü de yokladım
Benliğim dertleri coştu da aktı
Türlü hayaller de geldi önüme
Sisler sardı da sızdılar gönlüme
Hiç ummaz idim de girdim kuyuya
Nice feryatları duydu da aktı
İniler dururlar dertli olanlar
Hayalden gitmezler elbet sevenler
Vaz mı geçer elbet bağrı yananlar
Kavuşma umudu köz oldu aktı
Cevheri'yim benim sılam çok uzak
Ahdi peymanım da bu yurttan ırak
Çok görmeyin dostlar yarası sıcak
Dermanı bulunmaz lav oldu aktı
Ayhan Aydın
27 Mayıs 2020
Bir Güvercin Uçamadı Bugün
Bir Güvercin Uçamadı Bugün
Bir güvercin uçamadı bugün
Süzülemedi mavi gök altında
Sarı büyük bir ağızdan geldi ölüm
Çığlık çığlığa
Ne bilir martı bayramı, seyranı
Teker teker yoldu kurşuni kanatlarını
Bir çatı damında
Ürkek ürkek bakıp bakıp kımıldandılar
Yarı sersem, yarı telaşlı arkadaşları
Ağaçlar, taşlar ve ben tanık olduk
Bu doğa kanununa
Onun ise keyfine diyecek yoktu
Güzelce kuruldu uzun bir baca başına
Ayhan Aydın
24 Mayıs 2020
İstanbul, Hayalim, Umudum, Sevdam
İstanbul, Hayalim, Umudum, Sevdam
Bir yalnızlık türküsüyüm ben
Hüzünlü sokaklar ortasında çaresiz
Boynu bükük bir yorgun hayat benimkisi,
Sürüklemesi çok güç
Ağır bir kaya parçası gibi
Soluğu çok çetin, eskimiş
Bir deri körüğe benzer
İniler durur derinden derine
Şu yaralı kalbim benim.
Ama bunlar durdurabilir mi beni?
Hüzün girdaplarımın içinde
Boğulup gider miyim ben?
Hayır, hayır, elbette hayır...
Bitmeyen bir aşkla, sevdayla, umutla,
Bu kadim uygarlıklar kentinin
Kurumuş her bir çeşmesinde su arar dururum,
Damarlarımda akan kanım olduğu müddetçe.
Eski cemaati kalmayan beş yüz yıllık
Camiler arasında,
Dilenir durur şimdi çaresizce Suriyeliler.
Her bir köşe başında,
Umut sevicileri bana bakmakta.
Yapılan dualar gönülden gönüle bir yol olur,
Mağrıp'tan Maşrup'a,
Hicaz'dan Yemen'e,
İnsanlığın doruklarına doğru...
Ne hüzün, ne sevda, ne aşk,
Bu ne şehir amma,
Aman yarabbim,
Sadece bir şehir değil,
Burası bir muamma!
Bir çocuk olmalı, çocuk!
Ne yasaklar, ne yokluklar, ne açlıklar
Oyunun tadını azaltabilir mi bu alemde?
Bir o yana, bir bu yana gidersin,
Bu şehrin sırları mı biter?
Koca koca çınarlar, selviler,
Nereye baksan ulema, vezir,
Büyük adam mezarları,
Şimdi kediler sonsuz huzurda
Yaldızlı taşlar altında.
Yalnız adam,
Sen peki ne arıyorsun
Bu güneş altında?!
Zeyrek, Fatih, Cibali...
Nice nice evler, nice nice kederli, umutsuz yüzler,
Hâlâ bakıyorlar cumbalardan asırlık nineler,
Puslu gözler, yorgun dizler, bastonlu beller,
O eller ki, unutmuş, tutmaya hasret o eller,
Çok nazlanıp, ilenme be garip adam
Yalnız değilsin demek ki, bu koca cihan âlemde!
Ne bitip tükenmek bilmez sevdadır böyle
Her bir dalda bir yaşam,
Her bir köşe başında bir hayal...
Tarih soluk alıp veriyor her karesinde
Seni kendine, kendi ruhuna katıyor
Ne yapsan da eninde sonunda,
Seni kendi kederlerinle, dertlerinle,
Baş başa bile bırakmıyor bu şehir.
Bir çocuk kadar çaresiz,
Bir çocuk kadar neşelisin şimdi,
Bu şehrin yaşama oyununa katılıp,
Kendini benliğini de
Bir kenarda bırakıyorsun artık.
Seni gidi seni,
Her bir köşesi sidik kokulu,
Bir o kadar da efsunlu,
Her yerinden hayat fışkıran, tarih fışkıran, Bilinmezlikler yurdu,
Her bir köşesinde,
Açılmamış bir hazine sandığı saklı,
Tılsımlı şehir seni!
Senden çok sevilecek şey mi var şu alemde?
Ayhan Aydın
23 Mayıs 2020
Ummani Erden Hakk'a Nail Oldu...
Ummani Erden Hakk'a Nail Oldu...
Alevi - Bektaşi Yolu'nda, yıllar yılı cem aşıklığı yapan, geleneği yaşatan, Yola hizmet eden, gönlüyle Hacı Bektaş'a ve Dergaha bağlanmış, aynı zamanda bağlama sanatının usta isimlerinden Aşık Ummani Erden, bugün Hakk'a nail olmuştur.
Sivas, Divriği, Çamşıh Yöresi Çakırağa Köyü’nden olan Ummani Erden (Battal Erden), Mersin'de yaşamını sürdürüyordu.
Derinden bağlı olduğu ve hizmet yürüttüğü Hacı Bektaş'ta sene içinde uzun süre kalan Erden, birçok ünlü ses sanatçısıyla da bağlama çalmıştı.
İki gün önce aniden rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldıktan sonra yoğun bakımda kalan ve bu sabah Hakk'a nail olan değerli aşığımızın devri daim, devri asan, menzili mübarek, yattığı yerler çiğdem bahçesi olsun...
Gittiği yerde yaptığı hizmetler ona delil olsun.
Sonsuz ışıklar içinde yatsın.
Tüm yakınlarının ve sevenlerinin başı sağ olsun.
Muhabbet ehline, aşk ile...
Ayhan Aydın
8 Haziran 2020
Birlik Meydanı Yıkılmasın…
Birlik Meydanı Yıkılmasın…
Alevi - Bektaşi dünyasının inanç- kültür ve bilinç merkezlerinden, Pir Hacı Bektaş Dergâhı (Ocağı) sevgi ve muhabbet ateşiyle yanar, burada hamlar pişer, şaşkınlar yola gelir. Ne Osmanlı’nın ne de başka dayatmaların eseridir, bilgeler bilgesi Hacı (Hace) Bektaş Veli’ye gösterilen sevgi, saygı, bağlılık. Ermişler, dervişler, dedeler, analar, babalar yurdu, umut kapısıdır, mürşitlik makamıdır Hacı Bektaş Ocağı-Tekkesi.
Fazla lafa gerek yok, her daim nice hileli oyunları görmüştür bu toplum. Kurt dumanlı havayı severmiş. Güzel yurdumuz Türkiye’den, Anadolu’muzdan sis- pus, oyun hiç eksik olmuyor…
Hacı Bektaş Veli Ocağı (Dergâhı) birlik meydanıdır. Menfaat için, çıkar için, küçük veya büyük oyunların adi, basit figüranları her daim olmuştur. Para için, makam için, bir yerlerden aferin almak için her türlü hileli yolun içine girenler haramzade, düşkün, şaşkın, ikiyüzlü bölücülerdir.
Bu vatan, bu yurt, bu topraklarda birer vatandaş olarak yaşayan Alevi’siyle – Sünni’siyle, Türkü’yle, Kürd’üyle, Ermeni’siyle, Çerkes’iyle, Hıristiyan’ıyla, İnananı ve İnanmayanıyla hepimizindir.
Sevgi çağlayanı Serçeşme’de suları bulandırmak isteyenler, Alevilerin – Bektaşilerin düşmanlarıdırlar.
Ezelden ebede eyvallah demişiz, dostluğa, barışa, birliğe, kardeşliğe…
Eyvallah etmemişiz ne saraya, ne sultana, ne bezirgânlara…
Gün be gün, bu yola zarar veren kişilerin, adı dernek olan bazı yıkıcı odakların birliğimize zarar vermesine müsaade etmemeliyiz.
Hiçbir şey tesadüf eseri değildir. Türlü bahanelerle Aleviliğin – Bektaşiliğin değerlerini sözde savunur görünenlerin vay haline…
Yolumuz birlikten, beraberlikten geçer…
Veliyettin Ulusoy bugün Hacı Bektaş Ocağını temsil eden Çelebiler’in, Alevi – Bektaşi toplumunun en önemli temsilcilerinden birisidir.
Birlik yeri ve adresi bellidir. Düzene uyup, yüzyıllardır olduğu gibi türlü bahanelerle bu toplumu bölmeye, parçalamaya, zayıflatmaya kimsenin gücü yetmeyecektir, bu toplum bir arada durduğu müddetçe.
Can kurban, yolu yaşatan gerçek yol önderlerine…
Can kurban, barış timseli güvercin donunda Anadolu’yu aydınlatan Hacı Bektaş Veli’lerin yolundan gidenlere…
Can kurban; birlik, beraberlik, kardeşlik düsturuyla ikiliğe düşmeyip, “birde” buluşanlara…
Can kurban, bu vatanı yurt yapan erenlerin yolunu sürenlere…
Can kurban, Hakk Muhammed Ali deyip geleneğini yaşatıp, bundan ödün vermeyenlere…
Can kurban, canı cana, özü öze bağlayıp sular gibi çağlayıp Aleviliğin – Bektaşiliğin erdemleriyle yaşayanlara, bunu geleceğe aktaranlara…
Muhabbet ehline aşk ile, sevgi ile, saygı ile…
Ayhan Aydın
Araştırmacı – Yazar
22 Mayıs 2020
Diğer Makaleler...
- BAYRAM ve ACI ŞEKERİ
- HÜSEYİN YALÇIN DEDE
- HÜSEYİN TEMİZ DEDE
- Geleneği Geleceğe Aktaran Çağdaş Ses: Hüseyin Gazi Metin
- Tuna'ya Şiirler
- Yol Cümleden Uludur - Kemal Bülbül
- Tarihimizi Yazmak ve Bektaşiliğin Doğuşu Kitabı
- Hızır – İlyas YA DA HIDIRELLEZ
- Boğaziçi'nde Bir Bektaşî Dergâhı: Şehitlik
- BİR GARİP DERVİŞ, ŞEVKİ KOCA Dursun Gümüşoğlu

