• Ana Sayfa
  • Ayhan Aydın
    • Özgeçmiş
    • KENDİMLE İLGİLİ KISA BİR DEĞERLENDİRME
    • Ayhan Aydın Arşiv Listesi
    • ŞAHKULU SULTAN DERGAHI GÖRSEL ARŞİVİ
    • Hakkındaki Yazılar
    • Hakkındaki Şiirler
    • Hakkındaki Haberler
  • Şiran
  • Söyleşiler
    • Dedeler
    • Babalar
      • BABAGAN (BALIM SULTAN ERKANI) KOLU
      • ÇELEBİLER KOLU
      • SULTAN SÜCEATTİN VELİ OCAĞI (DERGAHI) KOLU
      • ALİ KOÇ KOLU
    • Ozanlar
    • Yazarlar
    • Aydınlar Gazeteciler
    • Bilim İnsanları (Akademisyenler)
    • Kanaat Önderleri
    • Kurum Temsilcileri
    • Sanatçılar
    • Hocalar Mürebiler
    • İzzettin Doğan
  • Gezi Notları
    • Anadolu
    • Avrupa
      • Batı Avrupa Gezi Notları
    • İran
    • Suriye
    • IRAK
  • Yazılar
    • Basındaki Yazılar
    • Denemelerim
    • Etkinlik Haber Yorum
    • Cem Vakfı Yazıları
    • Kitapların Dünyası
    • Şiir Denemelerim
  • Kültür Sanat
    • Kültür Dünyası Söyleşileri
    • KÜLTÜR SANAT YAZILARI
  • Ahmet Hezarfen
    • Ayhan Aydın Kitap Yazıları
    • Osmanlı Arşivinde Aleviler Bektaşiler
    • Diğer Çeviri Belgeleri
    • Yazıları- Anıları - Görüşleri
    • Ahmet Hezarfen'le İlgili Yazılar
    • Ahmet Hezarfen Balkanlar(Rumeli)
    • Dergahlar Türbeler
      • Balkanlar Rumeli
        • Bulgaristan
          • Otman Baba
          • Demir Baba
          • Akyazılı Sultan
          • Ali Koç Baba
          • Elmalı Baba
          • Hüseyin Baba
          • Dallı Ali Baba Türbesi
          • Yunus Abdal
          • Saçlı Koçlu Babalar
          • Alan Mahallede Ali Baba Türbesi
        • Makedonya
          • Sersem Ali (Harabali) Baba
          • Sarı Saltuk
          • Hıdır Baba
          • Cafer Baba
          • Üsküp Halveti Tekkesi
        • Yunanistan
          • Seyyid Ali (Kızıldeli) Sultan
          • Ece (İce) Sultan
          • Nefes Baba
          • Atatürkün Evi Selanik
      • İran
      • Suriye
      • Diğerleri
      • Anadolu
        • Hacı Bektaş
        • Sultan Sucaettin Veli
        • Abdal Musa
        • Kolu Açık Acim Sultan
        • Seyyit Garip Musa
        • Haydar Sultan
        • Diğer
      • İstanbul
        • Şahkulu Sultan
        • Kurucu Ahmet Sultan
        • Garip Dede Türbesi
        • Erikli Baba Türbesi
        • Nafi Baba (Şehitlik)
        • Karaağaç
        • Karyağdı
        • Duvar Baba
    • Semahlarımız
      • Rumeli Semahları
      • Anadolu Semahları
      • Sultan Sucaettin Veli Ocağı-Dergahı Semahları
    • Atatürk Fotoğrafları
    • Etkinlik Fotoğrafları
      • Türkiye
      • Balkanlar
      • Avrupa
      • Diğer
    • İnanç Önderleri
      • Dedeler
        • Fetfi Erdoğan Dede
        • Aşık Ali Metin Dede
        • Hüsamettin Aydın (Seyyid)
        • Nevzat Demirtaş
        • Musa Küçük
        • Veli Akkol
        • Hüseyin Orhan
        • Celal Arslan
        • Dedeler Diğerleri
      • Babalar
        • Hakkı Saygı
        • Abidin Harman
        • Mehmet Şilli
        • Reşat Bardi Dedebaba
        • Babalar Diğerleri
      • Zakirler
      • Çelebiler
      • Dervişler
    • Cemlerimiz
    • Yazarlar
      • Abidin Özgünay
      • Baki Öz
      • Cahit Tanyol
      • Mehmet Yaman Dede
      • Mehmet Yardımcı
      • Refik Engin
      • Şevki Koca
      • Ahmet Hezarfen
      • Yazarlar Diğer
    • Ozanlar
      • Adil Ali Atalay (Vaktidolu)
      • Ahmet Akar
      • Ali Ekber Çiçek
      • Aşık Durmuş Günel
      • Aşık Veysel
      • Hüseyin Çırakman
      • Hasan Papur
      • Hüseyin Yorulmaz (Seyfili)
      • Aşık İhsani
      • Mahzuni Şerif
      • Muharrem Yazıcıoğlu
      • Murtaza Şirin
      • Müslüm Sümbül
      • Telli Suna Gölpek
      • Ozanlar Diğerleri
      • Ozanlarla İlgili Simgeler
    • Gümüşhane-Şiran (Kırıntı-Yeniköy
      • Yeniköy (2010) Sayı Sayma Oyunu
      • Yeniköy Kış - Güssün Aydın Cenaze 2000
      • Kırıntı Yeniköy Düğün 2003
      • Kırıntı Yeniköy
    • Ayhan Aydın
      • Hısım Akrabalarım-Arkadaşlarım
      • Cem Tv Proğramlarım
      • Ayhan Aydın Resimleri
      • Ayhan Aydın'ın İstanbulu
      • Ayhan Aydının Manzaraları Şehirleri
  • Önemsediklerim
  • Konuk Yazarlar
  • Site Haritası
  • Balkanlar (Rumeli)

Ozanların Dostluk Yolunda İlerleyen: NECLA YILDIRIM’la Söyleşi

Salı, 02 May 2017 11:32 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 1354

Ozanların Dostluk Yolunda İlerleyen

NECLA YILDIRIM’la Söyleşi

Necla Hanım nerede ve ne zaman doğmuşsunuz?

Malatya Arguvan Koyuncu (Gürge Köyü)’nde 1964 (nüfus cüzdanında 1968 görünüyor) doğmuşum.

Peki, çocukluk ve çok sevgili Veli Akkol Dedemizin köyü de olan Gürge’den bahsedelim biraz?

Çocukluk günlerim, 6 yaşında annemin vefatı,  5 yıl sonra babamın vefatı öksüz ve yetim olarak okulları bitirmem, abimin yanında büyümem gibi nedenlerle, çok da kolay bir çocukluğum olmadı demeliyim; yokluk, sevgisizlikti beni pişiren. Bir bayramda bir babayı, anneyi kucaklayamamak, annenin kendi çocuğunu okula gönderirken, benim onları kenardan seyretmem, beni çok etkiliyordu. Hayata o yaşta bu acılarla başlamak, bir çocuk ruhuyla bunları yaşamak gerçekten de çok zordu.

İlkokul köyümde okudum, ortaokulu da. Liseye gidemedim. Öğretmenim beni çok seviyordu,  onu mutlaka illahi ki okutun, derdi. Annem, babam yoktu benim yanımda, orada sahipsizlik nedeniyle okuyamadım.

Köyden başka hangi hatıralar var, arkadaşlar, oyunlar, hep mahsunluk mu?

Maalesef hep mahsunluk var. Mutlu olduğum günü hatırlamıyorum bile. Gerçekten de çok zordu.

Köyde ne kadara yaşadınız?

Ben artık o köyden kurtulmak istiyordum. Köy beni sıkıyordu. Köyümü çok seviyordum ama acılar nedeniyle oradan kaçmak istiyordum. Ben sanıyordum ki ben oradan kaçınca acılar beni bırakacak, ben rahatlayacağım.

Okuldan sonra, 17 yaşında eşimle tanıştım, evlendi.

(Bu arada eşi söze giriyor)  Bu evliliğin arkasında da bir öykü var; annelerimiz kız kardeş. Annem kardeşine demiş ki, onu yıkarken, ben oğlan doğuracağım ve bu kızı benim oğluma alacağım, demiş. Bizim bundan hiç haberimiz olmadı. Biz kırk yaşına geldikten sonra haberimiz oldu.

(Ozan söze giriyor) Babamın kardeşi, halam bu hikâyeyi bize anlattı. Biz de bilmiyorduk. Eşimin de anne babası yoktu. Ebem bana bakıyordu. Biz de belli bir seviyeye gelince, siz birbirinizi alın, bir yuva kurun, dedi. Onun önayak olmasıyla bu evlilik gerçekleşti.

Ayhan Bey ben yaşamımı aslanda yazıyorum. Hatta bu güç bile olsa, bana çok zor gelse de kaleme döküyorum yaşadıklarımı. O acıları yazmak bile bana onları yeniden yaşatıyor. Bir zaman yarım kaldı. Ama hedefim yaşamımı kitap haline getirmek.

Evlendikten sonra ne yaptınız?

Eşimin babasının Mişedi yeni ismiyle Yamaç köyündendi. O henüz askere gitmemişti. Onunla evlendik. Askere gitti, 1985’de askerden geldi köye, üç beş ay sonra İstanbul’a göç ettik. Yaşamımızı burada sürdürüyoruz.

Peki, ilk şiir deneyimleri, saza söze ilginiz ne zaman başladı?

Çocukluktan beri bu vardı. Hatta ben cemlere giderdim. Sazın tınısı benim ruhumu alıp başka yerlere götürürdü. O sevgi hiçbir zaman içimden çıkmadı.

 İlk şiiriniz hatırlıyor musunuz, ne zaman yazdınız?

1999’da yazmışım. Yazmaya da devam ediyorum. Şiirlerimi henüz kitaplaştıramadım. İnşallah bir gün hayat öykümü ve şiirlerimi kitaplaştırmak istiyorum.

Devamını oku: Ozanların Dostluk Yolunda İlerleyen: NECLA YILDIRIM’la Söyleşi

Kategori: Ozanlar

Ozan HÜSEYİN ERDOĞAN’la Söyleşi

Cuma, 21 Nisan 2017 15:38 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 1561

İnsanlığın, doğanın, dostluğun, sohbetlerin harmanında

Barışın Dilini kullanan

Ozan HÜSEYİN ERDOĞAN’la Söyleşi

 

Dostluğa yaren, sevgide akız

Barışı sever, savaşta yokuz

Toprağa nimet, emekte hakız

Emek işinde, rehberin olsun

 

Gelenek yaşıyor, ozanlık yaşıyor, dostluk yaşıyor… Dost meclislerinde, muhabbetlerle büyüdüm, her gittiğim yerde insana gönül verdim, insanı anlamaya çalıştım diyen Hüseyin Erdoğan, geleneğin yaşatıcılarından olduğunu eserleriyle ortaya koyuyor. Ama onun ayrı bir yönü, bir yüzü de var. Belki de ozanlık kentlerle, bugünle, kalıplarının dışındaki başka dünyalarla da buluşmalı, görüşüne bir örnek sanki. Hece ölçüsünün dışında da yazdığı o güzelim şiirinde duygu ırmakları akıyor, aşktan yana, sevgiden yana, insanlıktan yana… Taksim’de barışı özleyenlere de, yalnız insanlara, gurbette kalanlara da sesleniyor, şiirleriyle, şiirin bir umut çığlığı olduğunu da gösteriyor. Uzun yıllardır sevgi ve muhabbetle andığım, bu güzel insanla bir söyleşi yaptım, ozanlardan, dedelerden, şiirden konuştuk… Muhabbet ehline kalsın diye…

 

Ayhan Aydın

 

Can olana beden biçilir

Hakk kapısı dosta açılır

Yar yolunda serden geçilir

Yolcu isen yol da güzeldir

 

Puslu, karanlık, soğuk günler olsa da, insanoğlu yine sıcak bir yer, bir dost, bir gülen yüz arıyor…

Siz hayat boyu neyi aradınız, neler yaptınız, hangi ideallerin peşinde koştunuz?

 

Almış olduğumuz kültür ve felsefe bizim hayat ilkelerimizi belirlemiştir. Dünya malıyla hiçbir işimizin olmadığı anlayışı hayatım boyunca devam etmiştir. Varlığımız dost varlığıdır. Benim kafamda zenginlik anlayışı çok farklıdır: Ne kadar çok dostum varsa onu o kadar büyük bir zenginlik olarak kabul etmişimdir. Her zaman insanca yaşamak, insan değerleri içinde var olmak en büyük idealim olmuştur.

 

Peki, bu idealler çok mu zor ki, dünya kan ağlamaya, bombalar yağmaya, çocuklar ölmeye devam ediyor?

Zaten insani değerler derken, insanın insana insanca bakmasıdır, tüm mesele. İnsanın kutsiyeti Tanrı katında da teyit edilmiştir. “İnsana melekler bile secde etmiştir”. Önemli olan insanı yaşatmaktır. İnsan öldürene insan denilmez. Ben onlara canavar diyorum. İnsan olan insanı yaşatır. Onun aksi benim için insanlığın dışındadır. Barış, barışmak, bunlar insanın olmazsa olmazlarıdır.

 

Aşkı irfandan gönül konulur

Gönül bağında insan okunur

Sırlı aynadan öze bakınır

Aşkın kölesi kul da dinlesin

 

Devamını oku: Ozan HÜSEYİN ERDOĞAN’la Söyleşi

Kategori: Ozanlar

Dedeler ve Bazı Sorular…

Perşembe, 20 Nisan 2017 08:18 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 3475

Dedeler ve Bazı Sorular…

Ayhan Aydın

Dedelerimiz yakın çevrelerindekilerden dinledikleriyle, kendi yaşamlarıyla, okuduklarıyla, gördükleriyle olgunlaştırdıkları tecrübeleriyle yüzyıllar boyunca; yaşadıkları coğrafyada Alevi öğretisinin, bu alandaki bilginin, inancın, sevginin aktarıcıları olmuşlardır. Dedeler muhabbetle, bu “Hakk- Muhammed –Ali’nin aşk kervanını bugünlere getirmişlerdir. Bu yolda; dövülenler, sövülenler, kırılanlar, eziyet çekenler çok olmuştur…  Bedeller ödense de, sazın avazındaki aşk, sinelerde perde olmamış, em olmuş, yaralar sağalmış, sağaltılmıştır bu yolda. Dedeler bir umuttur, dedelik zahmetli bir yolun adıdır. Dedeler çölde açan çiğdeme benzerler, sırrına erilemeyen bu öz suyunu nereden alırlar, diye sorulmaz. Aslında her daim kendini yeniden var eden, yangınlar içinde yaşamayı başaran öğretinin, Aleviliğin temel yapı taşlarından birisidir dedelik. Yani dedesiz bir Alevilik düşünülemez.

 

Sorular-Sorunlar…

Bugünün dedelerinin önünde önemli sorunlar bulunmaktadır. Her şeyden önce geçmişin benim “altın devir” dediğim dönemi maalesef artık kapanmaktadır. Elbette bu yol her zaman yaşar, sonsuza kadar “Hakk – Muhammed –Ali” aşkı ve bu aşkla harlanan çerağlar yanmaya, dedeler – zakirler sazlarını çalmaya, cemler yürümeye devam eder. Ama önemli olan bu yolda; atalarımızın sürdükleri erkânlarında, bir sorun karşısında ne yapmışlarsa, nasıl gönülleri birlemişlerse, o geleneği en zengin ve güzel bir şekilde yaşatmışlarsa, aynı şekilde bugün de o güzelliği tam yaşayabilmek ve her daim Alevice davranabilmektir. Yani sadece cem yapmakta Alevilik ve dedelik olmaz. Talibin ve günümüzde tüm halkın inançla, Alevilik konusunda karşılaşmış olduğu sorunları hakkaniyetle çözemezsek Alevi Yolu’na uygun davranmamış oluruz.

Hem de artık çağımız gerçek anlamıyla bir bilim çağıdır, teknoloji çağıdır, uzay çağıdır, iletişim çağıdır. İnsanların önemli bir kısmı hem inançlarını yaşamak aynı zamanda doğru bilgiye zamanında ulaşmak istemektedirler. Hele hele gençler gerçek anlamıyla bugünün en iyi özetleridir. Onları bir tarafa bırakarak biz bir yol alamayız. Yaşam koşulları belki bugün geçmişe göre daha da ağırdır ama artık ekonomik ve sosyal zorlukların sıkıştırdığı yaşamın dışında bir de günümüzde, her gün genişleyen bir bilgi dünyası vardır. Bugünün yaşam koşulları ne kadar geçmişin çetin şartlarından ağırsa da, birçok alanda da artık bir rahatlama söz konusudur. İnsanlar ve özellikle gençler daha kısa, daha öz ve özlü, daha az yorularak, daha hızlı bilgi sahibi olmak istemektedirler. Her kesimden insanlar, doğru bilgi kaynağına en kestirme yoldan ulaşmak istemektedirler.

Devamını oku: Dedeler ve Bazı Sorular…

Kategori: DENEMELERİM

HACI CIRIK’LA SÖYLEŞİ

Perşembe, 20 Nisan 2017 08:12 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 2334

Halk Ozanlığı Geleneğini Almanya’da Sürdüren

HACI CIRIK’LA SÖYLEŞİ

AYHAN AYDIN

Mesafeler bazen uzasa da, insanlar yüz yüze tanışamasalar da, ortak duygular, sevgiler, aşklar insanları buluşturuyor.

Uzun yıllardan beri Almanya Berlin’de yaşayan Hacı Cırık’la bugüne kadar bir araya gelmek kısmet olmadı. Ama ozanlık geleneğini şiirleriyle sazıyla, özüyle yüreğiyle sürdüren çok sevgili halk ozanı Hacı Cırık’la yaptığım söyleşiyi ilginize sunuyorum.

Bu söyleşiyle; Onun çok yönlü dünyasına doğru yolculuk ederken çağımızın büyük ozanı Mahzuni Şerif’in de beslendiği coğrafyaya, kültüre ve onunla ilgili anılara da yönelmiş olacağız…

 

 

Sizce Halk Ozanlığı” neyi ifade ediyor?

 Çok kısa olarak söylüyorum; duyduklarını, gördüklerini, bildiklerini her şart altında söyleyendir.

 Çocukluk döneminizdeki ailesel ve çevresel şartlarınız nasıldı? Köyde mi, kentte mi doğup-büyüdünüz?

 Köyde doğdum, büyüdüm.

 En çok hangi ozanların şiirlerinden etkilendiniz?

Pir Sultan, Sümmani,  Mahzuni ve İbreti Baba, Güzel Perişan ve Perişan Ali, Aladeli yakından ilgilendiğim canlarımızdı. Bektaşilik ve Alevilik üzerine yazılmış kitaplar okudum.

En çok okuduğunuz ya da dinlediğiniz kitaplar hangileridir?

 

Bizde kitap okuma köy odalarında Cemlerde olurdu. O nedenle çok sayıda kitap okudum. Gençliğimde Karacaoğlan, Köroğlu,  Dadaloğlu ve diğerleri; Hüsniye, Aslı İle Kerem, Leyla ile Mecnun gibi kitaplar okurdum. Ortaokuldan sonra lisede okuduğum kitaplar değişti. Pir Sultan’ı tanıdım ve devamı siyasi kitaplar elime geçtiği an okudum. Okuduğum kitapları başka arkadaşlara verirdim, hep öyle olurdu.

İlk şiir tecrübeleriniz nasıldı? Ne zaman şiir yazmaya başladınız?

Bağlara, yaylalara ve çiçeklere söylerdim. Bir gün ortaokul son sınıftı ilk aşk sevgi şiirimi yazdım. Şiirim hiç unutmadığım.

 

Devamını oku: HACI CIRIK’LA SÖYLEŞİ

Kategori: Ozanlar

ŞEYH BEDREDDİN - Uzun İnce Bir Yol

Perşembe, 20 Nisan 2017 07:54 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 1318

Nurdan Arca’nın Kalemiyle Ölümsüz Bir İsmin Ardından…

ŞEYH BEDREDDİN - Uzun İnce Bir Yol

Ayhan Aydın

Kendisini uzun zaman öncesinden tanıdığım her zaman mütevazı, olgun, çok güzel konuşan Nurdan Arca’nın Şeyh Bedreddin’i alışık olduğumuz inceleme kitaplarından birisi değil.

Hafızalara kazınan, sadece kendi çağında değil, sonraki dönemlerde de ismi binlerce insan tarafından bilinen ünlüler, nasıl bu üne sahip olmuşlardır? Nice peygamberler, nice krallar, yazarlar, filozoflar, şairler, mucitler bu ünlerini hangi özellikleri, hangi kimliklerinden dolayı almışlardır?  Türk ve İslam dünyasında, Anadolu ve Balkan coğrafyasında da tarihler boyunca elbette nice nice ölümsüz simalar tarihteki yerlerini almışlar, bugün de kitaplara girerek, dillerde ve hatta gönüllerde yaşamaya devam ede gelmişlerdir.

Bir filozof, devlet erkinden gelmesine rağmen bir eylem adamı, yüreklerde bıraktığı kıvılcımlar sadece düşünceleri harekete geçirmeyip, kitleleri de coşturmuş bir isim Şeyh Bedreddin ismi.

Benim de yüreğimdeki destanlaşmış isimlerden, simgelerden birisi. Onunla ilgili birçok kitap okudum ve hatta onun gezdiği coğrafyalarda da bulundum, onun da içinde bulunduğu, ortaya çıkmasında katkısı olduğu kültür dünyasının da içindeyim.

Elbette tarihin de bir konusu Şeyh Bedreddin (Eylemi) ve de tasavvufun da. Aslında tümüyle de kaynak yok değil onunla ilgili, en azından yazdığı eserlerden birçoğu ulaşmış günümüze. Ama yine de üzerinde çalışma yapılması zor alanlardan birisinin kahramanı; yok sayılan, yok edilmek istenen, bazılarınca sevilmeyerek, hala ötekilerden bilinen bir kitlenin temsilcisi.

Nurdan Arca’nın kitabını baştanbaşa dikkatlice okuyunca, sanki o kibar ve sakin sesiyle bir büyük kahramanı ve onun öyküsünü olağanüstü bir şekilde yalın ve şairane bir dille anlatan bir söz büyücüsünü dinlemiş gibi oldum. Tüm tarihi gerçeklikleriyle, belgeleri çırılçıplak ortaya koyarak bir önemli edebiyat ürünü olarak da, çok zor bir tarihi meseleyi ustalıkla anlatan usta bir yazar olarak da bir kez daha tanımış oldum Nurdan Arca’yı. Tekrar tekrar tebrikler, diyorum ona.

Evet, çok iyi bir eğitimden sonra uzun yılların tecrübeleriyle birikimlerini her birisi çok önemli belgesellere aktaran Arca, bir yönetmen; insana, doğaya, sanata, kültüre sevdalı bir yönetmen. Tabii ki de bir sanatçı. Şeyh Bedreddin kitabını besleyen unsurlardan birisi de bu olmuş; Nurdan Arca’nın birikimleri beslemiş, büyütmüş “Uzun İnce Bir Yol”daki Bedreddin’i.

Devamını oku: ŞEYH BEDREDDİN - Uzun İnce Bir Yol

Kategori: Kitapların Dünyası

ŞAHKULU BÜYÜK OZANLAR BULUŞMASI

Salı, 11 Nisan 2017 11:49 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 1272

ŞAHKULU OZANLAR FESTİVALİ YAPILIYOR!
Şahkulu Sultan Vakfı, 13-14 Mayıs’ta “ŞAHKULU OZANLAR FESTİVALİ” düzenleniyor. Unutulmaya yüz tutmuş ozanlık geleneğinin yeniden hatırlanması, kent koşullarında da ozanlık geleneğinin yaşamaya devam etmesi için düzenlenecek “ŞAHKULU OZANLAR FESTİVALİ” iki gün sürecek ve en az 60 ozanı sevenleriyle buluşturacak. 
Festivale katılacak ozanların ve programın içeriği önümüzdeki günlerde ayrıca ilan edilecektir.
Geniş bilgi ve müracaat için:
Telefon: 0216 368 55 25
E-Posta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Kategori: Ozanlar

Diğer Makaleler...

  1. ALİ MERDAN BULUT DEDE
  2. Halk Ozanı BİNALİ AKTAŞ İle Söyleşi
  3. Ressam GÜLLÜZAR FİLİS TONKUŞ’la Söyleşi
  4. UZUNKÖPRÜ VE EDİRNE'YE GEZİ...
  5. SEFA ÖZTÜRK DEDEYLE SÖYLEŞİ
  6. Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Toplandı
  7. Hüseyin Çırakman'la Uzun Bir Söyleşi...
  8. ANJİYO OLDUM… İLGİLENEN, ARAYAN, YAZI YAZAN TÜM CAN DOSTLARI BİN SELAMLA SELAMLIYORUM…
  9. HÜSEYİN DEDEKARGINOĞLU’YLA SÖYLEŞİ
  10. Süleyman Metin Dede'yle Söyleşi

Sayfa 58 / 92

BaşlangıçÖnceki53545556575859606162SonrakiSon

Ayhan AYDIN İnternet Sitesi  erenler@ayhanaydin.info E POSTA

İLKEZGİ SANATEVİ SİTE VE TEMA TASARIMI MUSTAFA KARAÇİFTCİ 0542 559 11 80.