ÂŞIK DAİMİ BUGÜN KARACAAHMET DERGÂHI’NDA ANILDI
ALEVİ YOLU’NUN GÜÇLÜ SESİ, ÖLÜMSÜZ NEFERİ ÂŞIK DAİMİ
BUGÜN KARACAAHMET DERGÂHI’NDA ANILDI
Cumhuriyet Dönemi halk ozanlığı geleneğinin güçlü temsilcilerinden, genç sayılacak bir yaşta aramızdan ayrılmış olsa da, arkasında ölümsüz eserler bırakan İsmail Aydın, gönüllere kazınan ismiyle Âşık Daimi, Hakk’a nail oluşunun 42. Yıl dönümünde Karacaahmet Sultan Dergâhı / Mezarlığı içindeki kabri başında ve Cemevi’ndeki bir etkinlikle anıldı.
28 Şubat 1932 Erzincan doğumlu olan ve sazıyla, yazdığı şiirleriyle, sürdüğü cemler ve muhabbetlerle gönüllerde silinmez izler bırakarak 17 Nisan 1983’de sonsuzluğa göçen Âşık Daimi, gönül insanı kızı Yadigâr Aydın Orhan, Halk Ozanı, Yazar ve Yayıncı Adil Ali Atalay (Vaktidolu), Karacaahmet Sultan Dergâhı Vakfı Başkanı Muharrem Ercan Dede ve birçok seveninin katılımıyla mezarı başında yâd edildi.
Sonrasında Cemevi’nde yüzlerce insanın katıldığı bir etkinlikte; bu sefer ölümsüz dizeleriyle insanların gönüllerini coşturan deyişleri dile geldi.
Etkinliği sunan Birsen Kıratlı’nın Aşık Daimi hakkında verdiği bilgiler, Muharrem Ercan’ın halkı selamlaması, Yadigar Aydın Orhan, Adil Ali Atalay’ın konuşmaları; Gülcihan Koç, Mehmet Kundak, Nesrin Ulusu’nun okudukları deyişler, türküler, Karacaahmet Sultan Dergahı Semah Ekibi’nin aşk haliyle döndükleri semahlar burada toplanan tüm canlara çok duygu dolu saatler yaşattı.
Etkinliği düzenleyenlere, konuşmacılara, sanatçılara, semahçı gençlerimize, Karacaahmet Sultan Dergâhı’nda hizmet yürüten tüm canlarımıza, dedelerimize, zakirlerimize candan teşekkür ediyoruz.
Yola hizmet eden, yolu yaşatanlar var olsunlar…
Muhabbet ehline aşk ile…
Ayhan Aydın
20 Nisan 2025
Şahkulu Sultan Dergâhı’nda Âşık Daimi ve Derviş Kemal Anıldı
Şahkulu Sultan Dergâhı’nda Âşık Daimi ve Derviş Kemal Anıldı
Şahkulu Sultan Dergâhı Kültür Etkinlikleri çerçevesinde bugün Şahkulu Sultan Dergâhı Konferans Salonu’nda Âşık Daimi (İsmail Aydın) ve Derviş Kemal (Kemal Özcan) anması yapıldı.
Ozanlık geleneğinin iki önemli değerli ismi; birisi Erzincan’da doğup Türkiye’ye mal olan Aşık Daimi (28 Şubat 1932 - 17 Nisan 1983) diğeri aslen Rumeli’den Yunanistan’da doğup yaşamını Edirne Uzunköprü’de sürdüren Derviş Kemal (1930, 25 Nisan 2015), Cumhuriyet Dönemi Ozanlık Geleneğini sürdüren iki önemli değerimizdir.
Araştırmacı – Yazar Süleyman Zaman ve Araştırmacı – Yazar Ayhan Aydın’ın konuşmalarıyla her iki ozanın ozanlık kimlikleri üzerinde konuşmalar yapıldı.
Süleyman Zaman ozanların yaşam öykülerini anlattığı konuşmasında, her iki ozanın da şiirlerinden örnekler sundu.
Rumeli’nin Sesi / Nefesi olarak bilinen çok değerli Halk Ozanı, Yazar, Şair ve Sanatçı olan Hasan Öztürk ise kendine özgü sesiyle büyük bir beğeni topladı.
Derviş Kemal’i yakından tanıyan, ondan etkilenen ve ona şiirler de yazan Hasan Öztürk Derviş Kemal’den ve Âşık Daimi’den türküler, nefesler söyledi.
Etkinliğe Şahkulu Sultan Dergâhı Vakfı Başkanı Hikmet Yılmazkaya, Yönetim Kurulu Üyesi Nazife Doğan, Mütevelli Heyet Üyesi Kanber Yıldırım da katıldılar.
Etkinlik sonrasında içimizden bir değer olan Ayşe Azak da nefesler söyledi.
Halkımızın ilgi gösterdiği etkinlik için Ankara’dan gelen Süleyman Zaman’a, Kırklareli’den gelen Hasan Öztürk’e ve tüm katılımcılara çok teşükkür ediyoruz.
Muhabbet ehline aşk ile…
Ayhan Aydın
19 Nisan 2025
Hallac-ı Mansur Yaşıyor...
Alevi Öğretisi'nın Temel Öncülerinden Hallac-ı Mansur (Ağustos 858, Tûr – ö. 26 Mart 922, Bağdat) Her Daim Bizlerle Birlikte Yaşıyor...
Bağdat'ta yobaz din sömürücüsü kadıların fetvalarıyla bedeni pare pare eylenen Hallac-ı Mansur, Hakk ve insanlık sevdasıyla sarhoş olmuş gerçek bir düşünür ve ozanımızdır.
Mansur Darı, didarı özde görenlerin, Ene'l Hakk felsefesinde varlığın birliğine erenlerin kutlu makamıdır.
Tüm varlığı insanda gören, Şehitler Serdarı İmam Hüseyin'den, Eba Müslümlerden direnci ezber eyleyen Hallac-ı Mansurlar, Seyyid Nesimiler, Şeyh Bedreddinler, Pirimiz Pir Sultan Abdallar bin yıllar geçse de her daim görüşleri ve eylemleriyle umut dolu yarınlarımızda filiz vermektedirler...
Ne mutlu insan olana, insanın dalında açıp gülene, biz bu kutlu yolu bin yıldır süreriz, diyenlerin bilincine...
Ben de bir insan olmaya geldim, deyip canını insanlık idealleri uğruna feda edenlere aşk olsun...
Cümle erenlerimizin, ulu önderlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz.
Muhabbet ehline aşk ile...
Ayhan Aydın
26 Mart 2025
Divriği Kültür Derneği’nde Suriye Konulu Panel Yapıldı
Divriği Kültür Derneği’nde Suriye Konulu Panel Yapıldı
İnancımızı, Kimliğimizi, Geçmişimize Sahip Çıkıyoruz “Suriye’de İşlenen İnsanlık Suçuna Karşı Sesimizi Duyurmak Üzere Panelimizde Buluşuyoruz” başlığıyla 25 Mart 2025 Salı günü Beyoğlu’ndaki Divriği Kültür Derneği Genel Merkezi’nde anlamlı bir etkinlik yapıldı.
Ülkemizin en köklü sivil kurumlarından ve bir kültür otağı olan Divriği’nin temsil makamlarından olan Divriği Kültür Derneği’nin düzenlediği; DEM Milletvekili aynı zamanda Garipdede Cemevi Başkanı Celal Fırat’ın ve Araştırmacı – Yazar Faik Bulut’un konuşmacı olarak davet edildiği etkinlikte Suriye’de Yaşananlar ve özellikle Alevi Katliamı’na ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu.
Celal Fırat yaptığı konuşmada; Suriye’de yaşanan insanlık dışı katliamların İslamcı guruplar ve HTŞ. çeteleri tarafından gerçekleştirildiğini, tarihler boyunca her türlü zulmü yaşayan Alevi toplumunun yine büyük bir saldırıyla karşı karşıya bulunduğunu, yarın öbür gün bunun Türkiye’de yaşanmayacağını kimsenin garanti edemeyeceğini söyledi. Celal Fırat gün gerçekten birlik günüdür, ama ne yazık ki biz Aleviler parça parça olmuş durumdayız, bizlere yazıklar olsun ki, bir türlü yolumuzda olduğu gibi hiçbir zaman tam anlamıyla bir ve beraber olamıyoruz. Artık bunlara son verilmelidir. Tüm Aleviler ve Alevi kurumları bir araya gelmek zorundadırlar, diye konuştu.
Ortadoğu konusunda uzman isimlerden birisi olan Araştırmacı – Yazar Faik Bulut ise; yörede uzun yıllar kalmasının da vermiş olduğu tecrübelerle dinleyicilere tarihsel süreci de iyi anlatan bilgilendirici bir konuşma yaptı.
Faik Bulut yaptığı konuşmada, Esat ailesinin Aleviliğinin bir tevatürden ibaret olduğunu, Suriye’de yaşayan çok zengin kültür birikimi içindeki Alevi toplumunun Esat ailesinden bugüne kadar hiçbir olumlu bir şey görmediğini, bilakis zarar gördüğünü belirterek, Suriye’deki Aleviler bu ülkedeki en savunmasız, en fazla hakkı yenilen, en çok zulme uğrayan toplulukların başında yer almaktadır, dedi.
Bölgede bir istikrarın sağlanmasının çok zor olmakla beraber bunun mümkün olduğunu söyleyen Faik Bulut, El Şara’nın köşeye sıkıştırıldığını, yörede yeni katliam olasılıklarının bulanmasına rağmen bunu bugün zor olduğunu, Şam’da çoğu Sünni kökenli olsa da, birçok partinin bir araya gelerek tepkilerini dile getirdiklerini, Alevi toplumunun aydın Sünni kesimle daha çok bir araya gelmelerinin Suriye’deki Aleviler için yararlı olacağını söyledi.
Faik Bulut yaptığı konuşmada, ne yazık ki, Suriye’de bugün yaşananların bir sorumlusunun Türkiye devleti olduğunu, Türkiye’nin olayları yatıştırmak yerine, sözde bilinçli hareket ediyor görünürken, İsrail ve Batılı devletlerin oyunları karşısında oyun kurucu olamadığını, sorunları gideren değil arttıran taraf olduğunu söyledi.
Konuşmalar sonrası soru ve cevaplarla zenginleşen panelde her türlü baskıya, zulme ve katliama karşın örgütlenmenin gerekli ve zorunlu olduğu vurgusu yapıldı.
Birçok değerli ismin katıldığı bu etkinliği düzenleyen Divriği Kültür Derneği yönetimine teşekkür ediyoruz.
Muhabbet ehline aşk ile…
Ayhan Aydın
26 Mart 2025
Şahkulu Sultan Dergâhı Sultan Nevruz ve Âşık Veysel Anma Etkinliği Yapıldı
Şahkulu Sultan Dergâhı Sultan Nevruz ve Âşık Veysel Anma Etkinliği Yapıldı
Tüm Türkiye’deki en önemli Alevi – Bektaşi inanç merkezlerinden birisi olan, Hacı Bektaş Dergahı’nın İstanbul’daki temsil makamı, “halifelik” makamı olan Şahkulu Sultan Dergahı’nda tarihler boyunca yüzlerce baba eren, derviş ve ozan yetişmiş, Anadolu aydınlanmasına bir meşale olan dergah Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda da önemli roller üstlenerek, İstanbul’dan Anadolu’ya silah sevkiyatının da yapıldığı ana merkezlerinden birisi olmuştur.
Tarihteki misyonunu şimdi de sürdüren Şahkulu Sultan Dergâhı, kırk yıldır yine halka hizmet vermekte bir inanç merkezi olmasının yanı sıra kültürel değerlerimize sahip çıkan, kitap fuarları, seminerler, söyleşiler, ozanlar festivali gibi etkinlikleriyle de adından söz ettirmektedir.
Şahkulu Sultan Dergâhı Vakfı, 21 Mart Sultan Nevruz ve Âşık Veysel’in Ölüm Yıldönümü münasebetiyle 23 Mart Pazar günü Sultan Nevruz ve Âşık Veysel Anma Etkinliği düzenledi.
Alevi geleneğinde olduğu üzere sabah saatlerinden gelen tüm misafirlere dergâh tarafından süt dağıtımı yapıldı.
Konuyla ilgili;
Halkbilimci – Araştırmacı – Yazar Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yardımcı’nın
Halkbilimci – Yazar Sabri Koz’un
Halkbilimci - Yazar- Şair Metin Turan’ın
Araştırmacı – Yazar Ayhan Aydın’ın
Konuşmacı oldukları bir panel düzenlendi.
Katılan tüm canlara Nevruz Lokması sunuldu.
Sanatçılar; Adnan Kılıç, İlyas Şimşek, Erkan Çanakçı, Tuğba Karaca’nın katıldıkları bir dinleti sonrasında Ali Doğan ve Burhan Menteş Dedelerin ve Zakir Bayram Solmaz’ın birlikte yürüttükleri “Nevruz Birlik Cemi” yapıldı.
Hakk bizi bu güzellikten, bu birlikten, bu beraberlikten ayırmasın...
Denizde İki Kellebaş...
Denizde İki Kellebaş...
Esip gürleyen Recep Tayyip Erdoğan kendisini var edecek formülü bulmuş; bugün ak dediğine yarın kara demek, bugün yere göğe koyamadığını yarın en nefret edilen bir nesneye dönüştürmek...
Basit bir tüccar olarak devamlı, işportacı gibi kurduğu tezgahta adam alıp, adam satmak...
Bir türlü eğitim, kültür, sanat, opera, tiyatro eşitlik, hakça üretim, ortaklaşa yaşam ülküsünü yaşayamayan, bencillikten kurtulamayan bu ümmetçi doğu toplumu, bir türlü adam veya vatandaş olamayıp yarı köleliliği seçtiği için bu ülke bugün bu halde...
Sağcısı, solcusu, Alevisi, Sünnisi, Türkü, Kürdü, mayasında mıdır, nedir çoğu aynı şekle bürünüyorlar.
Okullarda İmamlar ders veriyor, Alevilerden ses çıkmıyor...
Neyse gelelim Tayyip Erdoğan Efendi'ye; ülkenin istihbarat örgütü MİT'İ kendi partisinin hatta bizzat kendisinin istihbarat örgütü yapan, orduyu çökerten, Türkiye'nın hukuk sistemini yerle bir eden, bu ümmetçi, selefi reis, Türkiye'nin tüm çağdaş değerlerini yok etti.
Halkını açlığa, yokluğa, köleliğe, cahilliğe mahkum eden bu muktedirin karşısında ise, muhalefwt adı altında maaşlı profesyonel bir koalisyon ortaklığı var....
Bir iki açıklama bir iki yürüyüşle sözde görevini yaptığı imajını vermeyi ustalıkla başaran bir sürü kellebaş...
Hafızası kayıp olan şuurusuz toplumu biraz, bağırtı, biraz gürültü, biraz jandarma / polis korkutmasıyla sürekli hizaya getiren Tayyip Erdoğan, yeryüzündeki en rahat despot başkan.
Devamlı bir hayali düşman yaratıp onlarca kez şuurunu kaybetmiş, yağmacı ırkçı / selefi tabanını diri tutan Recep Tayyip Erdoğan, her gün uydurduğu bir yalanı, soyduğu halkın ve devletin paralarıyla binlerce tetikçi AKP militanı trolle yayarak ayakta durmayı başarıyor...
Tüm dostlarımızla ülkelerle düşman olan, sonra eyyamcı kişiliğiyle kırk takla atıp dostları düşman ettikten sonra tekrar onları kazanmak için 100 yıllık cumhuriyet birikimleri yok eden bu kasaba kabadayısı Türkiye'nin tüm itibarını da yok etti.
Şimdi ise Suriye'deki selefileri destekliyor, yüceltiyor.
Bir zamanlar can ciğer kuzu sarması, "dost" Esat şimdi en büyük düşman oldu.
Recep Tayyip Erdoğan Kemal Kılıçdaroğlu için, "kuyruk acısından" dem vuruyor, Özel'e de sana ne oluyor, diyor. Güya Beşer Esad'ı Kılıçdaroğlu çok seviyormuş, onun gitmesine çok üzülmüş, Esat Aleviymiş, Kılıçdaroğlu da Alevi aynı inanç, aynı felsefeyi, aynı dünya görüşünü savunuyorlarmış...
Özel'e sen Sünni'sin, sana ne oluyor? diyebiliyor...
Türkiye böyle ayrıştırıcı, böyle mezhepçi, nefret suçu işleyen bir siyasetçi görmedi.
Ondan destek alan ve profil resimlerinde AKP amblemi ve Recep Tayyip Erdoğan'ın resmi olan binlerce AKP militanı aşağılık ise sayfalarında; "mum söndü yapanlar, içimizdeki hainler, Alevi Baas rejimi Sünnileri katlederken Suriye'deki ve Türkiye'deki Aleviler sessiz kaldılar, hatta desteklediler" tarzında binlerce yazı yazdı.
Ama AKP.'nin ele geçirdiği yargının kılı kıpırdamadı.
Bir görüş bildirdi diye insanları zindanlara dolduranlar, açıkça Alevileri hedef alan, bölücülük, kışkırtıcılık yapanlara karşı hiç bir adım atılmadı.
Elleri, dili kin içinde olan Recep Tayyip Erdoğan köleleştirdiği birilerini çok güzel kandırabilirsin...
Ama herkesi kandıramazsın, korkutamazsın...
Mezhepçi dediğin Baas Rejimini asıl örnek alan sensin...
Türkiye'de yaşayan hiçbir Alevinin ne Baas Rejimiyle, ne Beşşar Esad'a bir ilişkisi yok, olsa olsa bunun da ustası sen olabilirsin...
Dini kalkan yapıp tüm kutsal değerleri kendi İslamcı Vahşi Kapitalist Rejiminin payandası yapıp Siyasal İslam'ın bayraktarlığını yapan sensin...
Bu ülkenin birlik, beraberlik, dostluk ve hoşgörü ortamını yok edip mezhepçiliği bu topraklarda hortlatacak, "Siyasal Alevilik" uydurmasıyla mazlum Alevi toplumunu hedef gösteren militanlarını Alevilerin üzerinden çek!
Ülkenin mayasıyla fazla oynama...
Muaviye özlemiyle Emevi Camisi'ne gitmek yerine, Anadolu irfanını kullanmadan sadece sadede gel, bu yurt babanın çiftliği değil...
Bu toprakların özgürlük dolu geçmişinde, yarınlarında ve geleceğinde sadece senin yandaşlarının değil, 85 milyonun hakkı var...
Haddini de hududunu da bil...
Sen bu millete ve devlete tarafsızlık hizmet etmek için seçildiğini unutma...
Muhabbet ehline aşk ile...
Ayhan Aydın
18 Ocak 2025
Diğer Makaleler...
- Kültür Bakanlığı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Sesi Çıkmıyor
- Ey Türkiye, Ey Dünya Suriye’deki Alevi Katliamına Sessiz Kalma…
- Alevi – Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve Alevi Örgütleri
- ADALETSİZLİĞİN SONUÇLARI VE HAYAT
- Aleviler Yol Ayrımın Da Mı?
- Şubat - 10 Mart Aylık Bülten
- GÜDAP Çevre ve Maden Etkinliği, Avcılar, 9 Mart 2024
- Ocak - Şubat 2024 Postası
- FEHMİ TUNCAY HALİFEBABA
- ALİ SÜMER HALİFEBABA CEM RADYO SÖYLEŞİSİ

