• Ana Sayfa
  • Ayhan Aydın
    • Özgeçmiş
    • KENDİMLE İLGİLİ KISA BİR DEĞERLENDİRME
    • Ayhan Aydın Arşiv Listesi
    • ŞAHKULU SULTAN DERGAHI GÖRSEL ARŞİVİ
    • Hakkındaki Yazılar
    • Hakkındaki Şiirler
    • Hakkındaki Haberler
  • Şiran
  • Söyleşiler
    • Dedeler
    • Babalar
      • BABAGAN (BALIM SULTAN ERKANI) KOLU
      • ÇELEBİLER KOLU
      • SULTAN SÜCEATTİN VELİ OCAĞI (DERGAHI) KOLU
      • ALİ KOÇ KOLU
    • Ozanlar
    • Yazarlar
    • Aydınlar Gazeteciler
    • Bilim İnsanları (Akademisyenler)
    • Kanaat Önderleri
    • Kurum Temsilcileri
    • Sanatçılar
    • Hocalar Mürebiler
    • İzzettin Doğan
  • Gezi Notları
    • Anadolu
    • Avrupa
      • Batı Avrupa Gezi Notları
    • İran
    • Suriye
    • IRAK
  • Yazılar
    • Basındaki Yazılar
    • Denemelerim
    • Etkinlik Haber Yorum
    • Cem Vakfı Yazıları
    • Kitapların Dünyası
    • Şiir Denemelerim
  • Kültür Sanat
    • Kültür Dünyası Söyleşileri
    • KÜLTÜR SANAT YAZILARI
  • Ahmet Hezarfen
    • Ayhan Aydın Kitap Yazıları
    • Osmanlı Arşivinde Aleviler Bektaşiler
    • Diğer Çeviri Belgeleri
    • Yazıları- Anıları - Görüşleri
    • Ahmet Hezarfen'le İlgili Yazılar
    • Ahmet Hezarfen Balkanlar(Rumeli)
    • Dergahlar Türbeler
      • Balkanlar Rumeli
        • Bulgaristan
          • Otman Baba
          • Demir Baba
          • Akyazılı Sultan
          • Ali Koç Baba
          • Elmalı Baba
          • Hüseyin Baba
          • Dallı Ali Baba Türbesi
          • Yunus Abdal
          • Saçlı Koçlu Babalar
          • Alan Mahallede Ali Baba Türbesi
        • Makedonya
          • Sersem Ali (Harabali) Baba
          • Sarı Saltuk
          • Hıdır Baba
          • Cafer Baba
          • Üsküp Halveti Tekkesi
        • Yunanistan
          • Seyyid Ali (Kızıldeli) Sultan
          • Ece (İce) Sultan
          • Nefes Baba
          • Atatürkün Evi Selanik
      • İran
      • Suriye
      • Diğerleri
      • Anadolu
        • Hacı Bektaş
        • Sultan Sucaettin Veli
        • Abdal Musa
        • Kolu Açık Acim Sultan
        • Seyyit Garip Musa
        • Haydar Sultan
        • Diğer
      • İstanbul
        • Şahkulu Sultan
        • Kurucu Ahmet Sultan
        • Garip Dede Türbesi
        • Erikli Baba Türbesi
        • Nafi Baba (Şehitlik)
        • Karaağaç
        • Karyağdı
        • Duvar Baba
    • Semahlarımız
      • Rumeli Semahları
      • Anadolu Semahları
      • Sultan Sucaettin Veli Ocağı-Dergahı Semahları
    • Atatürk Fotoğrafları
    • Etkinlik Fotoğrafları
      • Türkiye
      • Balkanlar
      • Avrupa
      • Diğer
    • İnanç Önderleri
      • Dedeler
        • Fetfi Erdoğan Dede
        • Aşık Ali Metin Dede
        • Hüsamettin Aydın (Seyyid)
        • Nevzat Demirtaş
        • Musa Küçük
        • Veli Akkol
        • Hüseyin Orhan
        • Celal Arslan
        • Dedeler Diğerleri
      • Babalar
        • Hakkı Saygı
        • Abidin Harman
        • Mehmet Şilli
        • Reşat Bardi Dedebaba
        • Babalar Diğerleri
      • Zakirler
      • Çelebiler
      • Dervişler
    • Cemlerimiz
    • Yazarlar
      • Abidin Özgünay
      • Baki Öz
      • Cahit Tanyol
      • Mehmet Yaman Dede
      • Mehmet Yardımcı
      • Refik Engin
      • Şevki Koca
      • Ahmet Hezarfen
      • Yazarlar Diğer
    • Ozanlar
      • Adil Ali Atalay (Vaktidolu)
      • Ahmet Akar
      • Ali Ekber Çiçek
      • Aşık Durmuş Günel
      • Aşık Veysel
      • Hüseyin Çırakman
      • Hasan Papur
      • Hüseyin Yorulmaz (Seyfili)
      • Aşık İhsani
      • Mahzuni Şerif
      • Muharrem Yazıcıoğlu
      • Murtaza Şirin
      • Müslüm Sümbül
      • Telli Suna Gölpek
      • Ozanlar Diğerleri
      • Ozanlarla İlgili Simgeler
    • Gümüşhane-Şiran (Kırıntı-Yeniköy
      • Yeniköy (2010) Sayı Sayma Oyunu
      • Yeniköy Kış - Güssün Aydın Cenaze 2000
      • Kırıntı Yeniköy Düğün 2003
      • Kırıntı Yeniköy
    • Ayhan Aydın
      • Hısım Akrabalarım-Arkadaşlarım
      • Cem Tv Proğramlarım
      • Ayhan Aydın Resimleri
      • Ayhan Aydın'ın İstanbulu
      • Ayhan Aydının Manzaraları Şehirleri
  • Önemsediklerim
  • Konuk Yazarlar
  • Site Haritası
  • Balkanlar (Rumeli)

Şeyh Bedreddin

Salı, 18 Ocak 2022 15:15 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 619

Şeyh Bedreddin

 

Ben de bir kadı oğluyum Simavna elinde

İlim deryasında çokça yüzdüm de geldim

Cenneti Ala da denen bir hayal yurdunda

Allı turnalarla çok semah döndüm de geldim

 

Hem Tur-u Sina'da, Hıra ve Hırka Dağı'nda

Kırkların ceminde bir olup Mansur Darı'nda

Bir de özümü yoklayıp Enel Hakk çağında

Haksızdan mazlumun hakkını almaya geldim

 

Türlü türlü düzen kurarlar kanlı sistemle

Ağaların, beylerin içtiği ağulu şerbetle

İlik kemikten ayrılıp özgür bir ruh ile

İmam Hüseyin yoluna berdar olmaya geldim

 

Bana türlü sual eder şeriat canbazı

Boynuma ipini geçirir hukuk celladı

Aman yerde koymayın hakkımı hal yoldaşı

Canım helaldir Dost yoluna vermeye geldim

 

Cevheri'yim aşarım nice karlı dağı

Akar yatağımı bulurum budur aşk bağı

Bir gün kurulur elbette eşitlik otağı

Serimi insanlık uğruna sermeye geldim

 

6 Aralık 2021

Ayhan Aydın

Rumelihisarüstü / Sarıyer

 

Kategori: Şiir Denemelerim

ORHAN ŞAİK GÖKYAY VE TANIRLI ÂŞIK YENER

Salı, 18 Ocak 2022 15:14 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 745

ORHAN ŞAİK GÖKYAY VE TANIRLI ÂŞIK YENER

 

Çok değerli şairimiz Orhan Şaik Gökyay'ı ölüm yıl dönümünde sevgi, saygı ve muhabbetle anıyoruz. (1902- 2 Aralık 1994)

Ben şiiri çok mu çok severim. Türk şiiri çok büyük bir hazinedir. Cumhuriyet Dönemi denilen ilk kuşak tüm şairleri de yine birbirinden ayırmadan çok severim.

Orhan Şaik Gökyay milli şairimiz, vatan şairi olarak bilinir. Çok kuvvetli hisler uyandıran şiirleri vardır.

Onu anarken birden çok değerli halk ozanımız Tanırlı Aşık Yener'in onun bir şiirine karşın bir nazire ve yergi olarak yazdığı bir şiiri de aklıma geldi.

Böylece de ikisini de sevgi ve özlemle anmış olalım...

 

Muhabbet ehline aşk ile...

 

Ayhan Aydın

2 Aralık 2021

 

Bu Vatan Kimin

 

Bu vatan toprağın kara bağrında

Sıradağlar gibi duranlarındır,

Bir tarih boyunca onun uğrunda

Kendini tarihe verenlerindir.

 

Tutuşup kül olan ocaklarından,

Şahlanıp köpüren ırmaklarından,

Hudutta gaza bayraklarından

Alnına ışıklar vuranlarındır.

 

Ardına bakmadan yollara düşen,

Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,

Huduttan hududa yol bulup koşan,

Cepheden cepheyi soranlarındır.

 

İleri atılıp sellercesine

Göğsünden vurulup tam ercesine,

Bir gül bahçesine girercesine

Şu kara toprağa girenlerindir.

 

Tarihin dilinden düşmez bu destan,

Nehirler gazidir, dağlar kahraman,

Her taşı yakut olan bu vatan

Can verme sırrına erenlerindir.

 

Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,

Bu sevgi bir kuru ifade değil,

Sencileyin hasmı rüyada değil,

Topun namlusundan görenlerindir.

 

Orhan Şaik GÖKYAY

(1902- 2 Aralık 1994)

 

TANIRLI AŞIK YENER

 

BU VATAN KİMİN

 

Dipdiri Ayakta Duranlarındır.

Orhan Şaik Gökyay’a Cevap

 

Bu vatan toprağın tam üzerinde

Dipdiri ayakta duranlarındır.

Büyük şehirlerin orta yerinde

On katlı saraylar kuranlarındır.

 

Sivri zekasıyla bin tuzak kurup

Tilki düzeniyle tetikte durup

Halkımın sırtından milyonlar vurup

“Daha var mı” diye soranlardır.

 

Yoksul bir iş için girer sıraya

Bekle ki iş bulsun seneye, aya

Tekmil bakanlıklar, hem Çankaya’ya

Teklifsiz, destursuz girenlerindir.

 

Hanlar, köşkler, yatlar tüm sıra sıra

Elli kat elbise, yüz çift kundura

Gönlü çektiği an Paris, Londra

Atlayıp uçağa görenlerindir.

 

Ele kalkan yapıp imanı, dini

İçinde saklayıp garazı, kini

Kendi günde alıp doksan, yüz bini

İşçiye yüz lira verenlerindir.

 

Sevgili nazlanır durur kolunda

Cins köpek sağında, uşak solunda

Tarabya’ya doğru sahil yolunda

Binip mersedese sürenlerindir.

 

Boğaz otelleri bakar denize

Siyah havyar yenir beşbin beşyüze

Ellibini sayıp bakire kıza

Sütün kaymağını derenlerindir.

 

Aşık Yener aşkı devrim kızının

Teli de devrimci divan sazının

Halk için söyleyen halk ozanının

Koluna zincirler vuranlarındır.

 

Tanırlı Âşık Yener

(1928 / 2009)

Kategori: Etkinlik Haber Yorum

HİÇ BİLEMEZSİN

Salı, 18 Ocak 2022 15:11 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 662

HİÇ BİLEMEZSİN

 

Ne bilecek bu koca bina şimdi

Nereden geldiğini

Sönmüş ışıkları da

İçerdekilerin gönüllerindeki ateş gibi

Sönmüş müdür tam

Yoksa her an sevgiyle atacak bir kalp

Ve gülmeye hazır iki çift göz

Saklar mı hala derin kuytularında

Ne hikmettir bu şehir her daim nemli

Ilık bir su gibi yapış yapış girer koynuna

Gözyaşlarını bırakırsın da bir dağ başında

Diğildir bu Anadolu insanı

Avutmaz seni çünkü çok oynaktır

Kaldırımları da yuvarlar seni çünkü çok kaypaktır

Ağlayan kim, gülen kim

İçin için zevk ateşi yakan kim

Bunu hiç bir zaman bilemezsin

Kahkahaları koyverir bir anda

Dostun kim, hasmın kim asla bulamazsın

Bir bilmecedir hayat

Düşün düşün doğrusunu bir türlü çözemezsin

Sen bu her an sevdasıyla yandığın

Büyülü şehre değil de

İnsanlarına yabancısın

Bunu da bir türlü kabul edemezsin

 

Ayhan Aydın

3 Aralık 2021

 

Kategori: Şiir Denemelerim

şiir

Salı, 18 Ocak 2022 15:10 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 623

Arkada sıra sıra karlı dağlar

Önümde sert rüzgârların savurduğu

Hüzün yüzlü sararmış yapraklar

Tarla kuşları çığlık çığlığa

Tükenmesin hiçbir zaman der gibi

Yaşamın umudunu çağlar

Bilinmez bir yerlerde kalmış hayalleriyle

Yorgun bir adam ise gelir, gelir de

Mutlu günlerinin anılarını sayıklar

 

Ayhan Aydın

8 Aralık 2021

Rumelihisarüstü / Sarıyer

 

Kategori: Şiir Denemelerim

Bir Yunus Emre, Bir Ahi Evran Sevgisi ki, Hiç Sormayın Gitsin...

Salı, 18 Ocak 2022 15:09 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 666

Bir Yunus Emre, Bir Ahi Evran Sevgisi ki,

Hiç Sormayın Gitsin...

 

Bir zamanlar softalar Yunus Emre'yi hiç sevmezlerdi. Ama kapitalist düzende, eskiden kötü dediğine de şimdi iyi de, her kimden nasıl yararlanıyorsan yararlan, zihniyeti vardır. Şimdi ise hepsi bir Yunus Emre, Ahi Evran, Mevlana, Hacı Bektaş uzmanı kesildiler. Bu toprağın tüm kültürel, inançsal ve manevi değerlerini kendilerine mal ediyorlar. Aynı zamanda kendi ideolojik görüş ve düşünceleri içinde bunların düşünce dünyalarını eriterek, asıl yapılarını bozarak yozlaşmış yapılarına payanda yapıyorlar. Bu böyle, hal böyle yani. Ama peki Alevi / Bektaşi toplumu, hatta bırakın toplumu bu kesimin aydını ne yapıyor bu konuda, bu değerlerin değerini tam biliyor mu?

Onu da geçelim, her gün cemevlerine çağırmaya başladığımız salya - sümük Şiiliği, Sünniliği dolaylı olarak Alevilik diye anlatan şarlatanlara karşı, yazarımız, dedemiz, babamız, dervişimiz, sözde ozanlarımız bu değerlerin değerlerini gerçekten tam bilebiliyorlar mı?

Yunus Emre'nin tüm eserlerini okumuş kaç tane dedemiz var mesela, bunu merak ederim...

Bir de Yunus Emre'yi, hatta Hacı Bektaş Veli'yi "İslamcı, Devletçi, Sistemden Yana (!)" diye nitelendiren birçok sözde Alevi kurum temsilcisi şimdi bunları dillerinden güşürmüyorlar.

Her alanda ve tabi ki çevre konusunda da Türkiye'yi talan eden Recep Tayyip Erdoğan, sadece para gelecek diye birden çevreci olup Paris Çevre Sözleşmesi'ni birden bire imzalamadı mı?

Bu bizimkilerin ondan ne farkı var?

Ün, nam, UNUESCO sevgisi (!) Avrupa'dakiler de dâhil bunların başını döndürüyor...

Bu konularda ne gibi bilimsel bir çalışma yaptınız bugüne kadar?

Ahi Evran'ın yaşam öyküsünü kaç dedemiz, dernek başkanımız okumuştur acaba?

30 yıldır Alevilik / Bektaşîlik konusunda araştırma yapacak kaç akademik öğrenciye destek verip, akademisyen yetiştirdik?

 

Yazık, yazık, yazık... Şu acınacak halimize yazık...

 

Ayhan Aydın

2 Aralık 2021

 

HURİ İLE GILMANI

Ben dervişim deyene, bir ün edesim gelir

Seğir düben sesine, varıp yetesim gelir

 

Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir

Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir

 

Altında gayya vardır, içi nar ile pürdür

Varuben ol gölgede, biraz yatasım gelir

 

O da gölgedir deyu, ta'n eylemen hocalar

Hatırımız hoş olsun, biraz yanasım gelir

 

Ben günahımca yanam, rahmet suyunda yunam

İki kanat takınam, biraz uçasım gelir

 

Andan Cennete varam, Cennette huriler görem

Huri ile gılmanı, bir bir koçasım gelir

 

Derviş Yunus bu sözü, eğri büğrü söyleme

Seni sigaya çeker, bir Molla Kasım gelir

 

Kategori: Etkinlik Haber Yorum

İstanbul’da Anadolu Aydınlanmacısı Erenlerin İzinde Önemli Bir Sempozyum

Salı, 18 Ocak 2022 15:08 tarihinde yayınlandı. | Ayhan AYDIN tarafından yazıldı. | Yazdır | e-Posta | Gösterim: 660

İstanbul’da Anadolu Aydınlanmacısı Erenlerin İzinde Önemli Bir Sempozyum

İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’de, 4- 5 Aralık 2021 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen;“13. Yüzyıl Tasavvuf Düşüncesi ve Günümüze Etkileri: Anadolu’da Aşkın, Işığın ve Kardeşliğin Kaynağı Olarak Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli ve Ahi Evran” Sempozyumu başarıyla tamamlandı.

Birbirinden önemli akademisyenlerin ilgiye değer bildirilerini sundukları sempozyumun ilk gününde İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu ve UNESCO Türkiye Milli Komisyon Başkanı Sayın Prof. Dr. Öcal Oğuz birer konuşma yaptılar. Sempozyumun Koordinasyonunda görevli olan Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Sayın Prof. Dr. Bülent Bilmez’in ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Mahir Polat’ın sempozyumun içeriği hakkındaki konuşmalarından sonra sempozyum bildirilerine geçildi.

İki gün boyunca birçok bilim insanın konuşmacı olarak yer aldıkları sempozyumda farklı yönleriyle Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre ve Ahi Evran’ın daha çok, özellikle yaşadıkları devirde yarattıkları etkilerin izinde, Türk Kültür tarihindeki yer ve önemlerine yer veren konuşmalar yapıldı.

Yıllar yılı ifade ettiğimiz gibi Anadolu’nun, Türk Kültür dünyasının ve de Alevi – Bektaşi Öğretisi’nin ve Düşünce Evreni’nin temel taşı olan ulu erenlerin, ozanların, düşünürlerin tüm boyutlarıyla ortaya konulduğu araştırmaların yapılması, panel / sempozyum gibi etkinliklerin düzenlenmesi ve yayınların çoğalması hem yeni bilgilerin ortaya çıkmasına, bunların kayıt altına alınmasına, hem de mevcut bilgilerin, sağlıklı bir şekilde daha geniş kesimlere yayılmasına vesile olacaktır.

Bugüne kadar daha çok üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından organize edilen, desteklenen bu tür faaliyetlerin son yıllarda sayının artacağı yerde azalması bir büyük eksikliktir.

İşimiz gücümüz birilerini karalamak, yersiz bir şekilde eleştirmek değildir. Ama zaten bu konularda Alevi kuruluşları son otuz yılda son derece kötü bir sınav vermişler; zaman zaman dile getirseler de hiçbir şekilde ciddi bir hedef ve amaç olarak bu alanda bilimsel çalışmaları hedeflerine koymamışlar, bu konuda ciddi manada çaba harcamamışlardır. Bir üniversite kurmak, bir bilim araştırma merkezi oluşturmak, enstitü kurmak, bu alanda çalışacak akademik öğrencileri, uzman kişileri desteklemek hedeflerinde olmamıştır. Yeri gelince “bizi asimile ediyorlar” diye bağırmışlar, sahte nutuklar çekmişler ama kendilerini asimile edenlerle bazen bilerek, bazen bilmeyerek kol kola yürümüşler, bir yandan devlete küfrederken aynı zamanda devletin nimetlerinden yararlanmak için kapalı kapılar ardında devleti yönetenlerden her türden ricacı olmuşlardır. Bu ikiyüzlü tavırlar hiç bitmemiş, riyakârlık bazılarında karaktere dönüşmüştür.

Benim kişisel en büyük korkum ise; böyle giderse zamanla Alevi kurumlarının en büyük Alevi asimilasyon merkezlerine dönüşmeleridir. Bunların başındakilerin, burada görevli dede isimli, hoca isimli sözde inanç önderlerinin birçoğunun çıkar odaklı yaklaşımları, davranışları, açıklamaları, tavırları, konuşmaları, yazıları bunu gösteriyor maalesef.

1997’de İSAV tarafından düzenlenen ilk ciddi sempozyumdan bu yana en azından imkanlarım ölçüsünde en azından dinleyici – izleyici olarak yüzlerce sempozyum, panel ve bu alandaki etkinliğe katılan birisi olarak şunu söylemek zorundayım ki, içlerinde Aleviliği / Bektaşiliği ters yüz edip, kendi asimilasyoncu kafalarına payanda yapanlar olsa da, yine üniversitelerdeki çalışmaların bu alandaki ana öneme sahip çalışmalar olduğunu söylemek zorundayım.

Yani her şeye rağmen iyi ki akademi ve akademisyenler var.

İşimiz; “kes / kopyala / yapıştır” mantığıyla çalışan sözde alandaki yazarlara, kendisini Aleviliğin merkezinde gören yarı cahil bazı önderlere vs. kalsaydı halimiz çok perişandı doğrusu. Elbetteki akademi dünyasında da bu tür hadiseler çok oluyor, oranın da ciddiyeti zaman zaman suistimal edilmiyor değil. Ama Arapça, Farsça, Osmanlıca, İngilizce, Almanca vd. yani yabancı dil bilmeden ciddi kaynaklara, verilere ulaşmanın mümkün olmadığı günümüz bilim dünyasında bu verilere dayanmayan çalışmalar da insanları derin yanlışlara düşürmektedir.

Başınıza her an geldiği gibi halk söylencesi çok yerinde bir tespitte bulunuyor, çok basit gibi gelse de ne önemli bir sözdür: “yarı doktor insanı canından eder, cahil din adamı insanı inancından eder, yarı bilim adamı da gerçekleri ters yüz eder” mealinde söylenen sözler gerçeği dile getiriyor.

Devamını oku: İstanbul’da Anadolu Aydınlanmacısı Erenlerin İzinde Önemli Bir Sempozyum

Kategori: Etkinlik Haber Yorum

Diğer Makaleler...

  1. CAN TV.’DE CANA CAN OLANLAR
  2. Yık Dağları, Vur Patlat Ampülü Ey Arkadaş!
  3. OTURDUĞUN YERİ PAK ET / YEDİĞİN LOKMAYI HAK ET
  4. Yık Dağları, Vur Patlar Ampulü Arkadaş
  5. HASKIS HALAM
  6. Yolumuz Uğradı Alibeyköy Pir Sultan Abdal Cemevi'ne...
  7. ELİF ANA'NIN HAYATI FİLM OLUYOR
  8. Âşık Ali Kaya’dan Çok Güzel Bir Hediye…
  9. KEÇECİ BABA'da Asimilasyon Çalışması ve Aleviler
  10. OZAN ÇAĞDAŞ, OZAN ÇAĞDAŞ

Sayfa 23 / 92

BaşlangıçÖnceki18192021222324252627SonrakiSon

Ayhan AYDIN İnternet Sitesi  erenler@ayhanaydin.info E POSTA

İLKEZGİ SANATEVİ SİTE VE TEMA TASARIMI MUSTAFA KARAÇİFTCİ 0542 559 11 80.